İslami Bilgiler Paylaşım Sitesi

http://islami.webyardim.org
 
AnasayfaKapıTakvimKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Adalete Sesleniş

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
usok22
kurucu
avatar

Mesaj Sayısı : 8175
Kayıt tarihi : 22/05/10
Yaş : 30
Nerden : Bursa

MesajKonu: Adalete Sesleniş   Paz Ocak 22, 2012 9:53 am

Sayın Yargıçlar, Sayın Savcılar,
Adaletin saygıdeğer dağıtıcıları...
Bu
dilekçemi, Doğu Perinçek ve grubu ile süregelmekte olan karşılıklı
davalarda bazı kararların adil olarak verilmediğini düşündüğüm için
kaleme aldım.

Bu konuda detaya girmeden önce biraz kendimden bahsetmek, yaşamımdan bazı kareler vermek istiyorum.

1943 yılında İstanbul’da doğdum. Annem iki kız çocuğundan sonra pes
etmiş ve bir üçüncü çocuk istememiş. İstiklal harbine katılmış bir subay
olan babam ise “Hanım biri senin, biri benim, bu da memleketin olsun”
demiş ve annemi ikna etmiş, öyle doğmuşum.

Hakikaten hayatım da hep ülkenin çalkantılarıyla, geçiş noktalarıyla
bütünleşti ve ne mutlu ki memleketin, Türkiye’nin malı oldum.

1966 yılında Milli İstihbarat Teşkilatına’a girdim ve İstanbul’da işe
başladım, 1975 yılına kadar İstanbul’da kaldım. 1998 yılı sonuna kadar
devam eden istihbarat hayatımda hep aktif görevlerde bulundum. Meslek
hayatım casusluk, organize suç ve terörizm konuları ile uğraşarak geçti.

Sol İhtilal Hazırlıkları

İstanbul’daki görevim, 1970’li yıllarda kaynayan Türkiye’nin durumuna uygun olarak çok hareketli geçti. O tarihlerde içlerinde Faruk Gürler, ve Talat Turan'ın da bulunduğu bir grup subay, bazı sivil unsurlarla işbirliği ile Mart 1971’de sol bir darbe planlamışlardı. Sivil Unsurlar
arasında Doğan Avcıoğlu, İlhan Selçuk, İlhami Soysal, Doğu Perinçek,
Mihri Belli, Hasan Cemal, Ali Kırca, Uğur Mumcu, Altan Öymen, Fakir
Başkurt, Mümtaz Soysal gibi isimler vardı.

Hasan Cemal'in "Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım" isimli kitabına göre darbe başarılı olsaydı Doğan Avcıoğlu Başbakan, Uğur Mumcu Gençlikten sorumlu Bakan, Altan Öymen Basın-Yayın Genel Müdürü ve Hükümet Sözcüsü, TÖS Başkanı Fakir Baykurt Milli Eğitim Bakanı, Mümtaz Soysal Dışişleri Bakanı, İlhami Soysal da MİT Başkanı olacaktı.
İllegal TİİKP örgütünün lideri Doğu Perinçek'e
de darbenin gerçekleşmesi halinde herhalde önemli bir görev
verilecekti. İhtilalin zeminini hazırlamak için, Deniz Gezmiş, Deniz
Harp Okulu öğrencisi Sarp Kuray gibi Marksist gençler kullanıldı.
Bunlara silahlı ve bombalı eylemler yaptırıldı. 27 Mayıs'ta olduğu gibi
gençleri sokağa dökecekler, bu kargaşa ortamında meşru sayılabilecek bir
darbe ile iktidarı ele geçireceklerdi.

12 Mart 1971’de Memduh Tağmaç Başkanlığındaki ordu, hükümete muhtıra
vererek ve emir-komuta zinciri içerisinde darbe yaparak bu sol ihtilal
teşebbüsünü açığa çıkarttılar.
12 Mart darbesini takip eden gelişmelere geçmeden önce biraz geriye, eski yıllara gidelim.

Bir Protestan Okulu

II. Mahmud devrinde, 1839'da İstanbul'a ayak basan ABD'li misyoner ve eğitimci Cyrus Hamlin, Türkiye'de bir Protestan okulu açmak için kolları sıvadı.
Okulu New York'lu Mr. Christopher Robert finanse ediyordu. 1863'te faaliyete geçen Robert Kolej Amerika Birleşik Devletleri sınırları dışında kurulan ilk Amerikan okulu oldu.

Robert Kolej'e ilk Türk 1881’de girdi. 1882'deki 232 öğrencisinin
kökeni, Osmanlı İmparatorluğu'nun yapısını da yansıtıyordu: 89 Bulgar,
85 Ermeni, 28 Rum, 7 Türk ve 23 diğer uluslardan.

Casus yuvası mıydı?
"Türkiye ve Dünyada Casuslar” isimli kitabın yazarı araştırmacı Aytunç Altındal, yapılan bir söyleşide şöyle demektedir:


“Robert Koleji’nin kurulmasında büyük casusluklar yaşandı. Hamlin
Ailesi, Protestan Hıristiyanlığı, Osmanlı topraklarında yaygınlaştırmak
için çok yoğun bir faaliyet sürdürmüştü. O dönemde bu okulda öğrenci
olan Müslüman gençlerden bazıları, bu tuzağına düşerek Hristiyan
olmuşlardı. Robert Kolej, ayrıca Osmanlı’daki Amerikalı, İngiliz ve Rum
casusların da yuvası olmuştu. Birçok casus, bu okulda öğretmen kisvesi
altında faaliyet göstermişti”.


Seçkin birçok insanın yetiştiği bu güzel okul için söylenen sözler ağır
gelse de istihbari faaliyetlerde her vasattan faydalanıldığı da bir
gerçek. Okullar da istihbari faaliyetler açısından mükemmel bir korunak.

Sola kitakse!
Nitekim Kolejli, tanınmış köşe yazarı Engin Ardıç, 17.12.2005 tarihli, ‘Sola kitakse!’ başlıklı köşe yazısında şöyle söylüyor:
“...bizim A sınıfına Charles Gilchrist gelirdi. Ölmüştür herhalde, toprağı bol olsun, savaş yıllarında SOE, yani İngiliz Özel Harekat Dairesi’nin
ajanı olarak komandoluk yapmıştı, görev bölgesi Yunanistan, uzmanlık
alanı da köprü uçurmak ve daha önce de nöbetçi Alman askerinin
gırtlağını çıt çıkarmadan jiletle kesmek. ...Bayan Mary, Doğan Nadi’nin
eşi, ...savaş yıllarında OSS ajanıymış! ...’Office of Strategic Services’,
yani ‘Wild Bill’ namıyla maruf William Donovan’ın kurduğu, FBI’ya bağlı
olmayan ilk Amerikan dış istihbarat ve harekat örgütü.

...Gene çok sevgili hocalarımızdan biri olan Hilary Sumner-Boyd’un da MI5
ajanı olduğunu. ...Son Robert Kolej başkanı John Scott Everton’un CIA
ajanı olduğunu biliyorduk. ...Bayan Mary, daha sonra, Dünya Bankası’nda
çalışan yeğeni Zeynep’in oğlunun, okulunu bitirince CIA örgütüne
‘analizci’ olarak girmesini önermiş, çünkü çok iyi para veriyorlarmış.
...Zeynep’in ablası Emine, Cumhuriyet Gazetesi’nin ortağı ve
yöneticisi... Aile, İzmir eşrafından, eni konu zengin ve ünlü Uşşakizade
Ailesi...”


Boğaz sırtlarından Türkiye
Kolejin bir diğer öğretim görevlisi Prof. John Freeley, ABD Deniz Kuvvetlerinde görev yapmış bir komando subayıdır.

2.nci Dünya Harbi sırasında Burma ve Çin'de görev yapmış, 1960'da
İstanbul Robert Kolej'de "fizik" öğretmenliğine başlamış ve 1993'e kadar
İstanbul'da yaşamıştır. John Freely'nin “Boğaz sırtlarından Türkiye” isimli Robert Koleji anlatan kitabı, okuldaki sol faaliyetleri de anlatıyor:

Kolej’de Sol isyanlar, Maoist hareketler.
“...1970'te okul bir kriz geçirmektedir. ...Dev Genç'in Genç Devrimciler Örgütü de kampusta bildiri dağıtmaya, rektörü faşist ilan etmeye ve duvarlara Mao'dan
sloganlar yazmaya başlamıştır. Yüksek Okulu Arnavutköy'e taşıma
girişimlerine karşı sosyal demokrat Öğrenci Birliği de boykot ve işgal
tehditleri savurur. Genç Devrimciler Grubu boykot kararı alır. Sol
basında Robert Kolej'in artık Amerikan emperyalizmine yeteri kadar
hizmet veremediği için dağıtıldığını öne süren haberler çıkar. Ayrıca
kolej beyin göçünden de sorumlu tutulur, ancak Öğrenci Birliği boykotu
tanımaz ve iki grup arasında kavga çıkar”.


Kızılordu Kurucusu Leon Troçki
Asıl adı Leon Davidoviç Bronstein olan Troçki (Trotsky),
Yahudi bir ailenin çocuğu olarak 7 Kasım 1879'da Güney Ukrayna'nın
Yenovka köyünde doğdu. Genç yaşta sosyalist düşüncelerle tanıştı. İki
kez tutuklanıp Sibirya’ya sürgüne gönderildi. İkisinde de Londra'ya
kaçtı. 1917 devriminde Rusya'ya döndü. Dışişleri Komiserliği, ardından
da Savaş Komiserliği'ni üstlenip Başkumandan sıfatıyla Kızıl Ordu'yu
kurdu. 1924'te Lenin'in ölümünden sonra Stalin'le
giriştiği iktidar mücadelesini kaybetti. 1926'da Politbüro'dan
çıkartıldı. 1928'de Alma Ata'ya, bir yıl sonra da Türkiye'ye sürüldü.

Troçki 1929’da İstanbul’a geldi. Yolculuğu sırasında tanınmamak için sakalını kesen Troçki, eşi ve daha sonra KGB ajanı olduğu ortaya çıkan Abraham Sobolevicius ile birlikte Türkiye’ye geldi. 1929-1933 yılları arasında İstanbul Büyükada'da
sürgün hayatı yaşadı. Kaldığı yer çok sıkı güvenlik önlemleriyle
korundu. Düzenli olarak balığa çıkar, yemek seçmez, sigara içmez yanında
da içilmesine izin vermezdi. Sakin bir hayat sürdü, bu sırada bazı
hatıra ve düşüncelerini kaleme aldı ve yayınladı.
Rusça,
Ukraynaca, İbranice, Almanca, İngilizce, Fransızca ve İspanyolca
dillerini konuşabilen Troçki için İstanbul yılları verimli geçtiği gibi
olaylı da oldu. 20 Şubat 1932’de Stalin tarafından Sovyet
vatandaşlığından atıldığında İstanbul'daydı. İstanbul'da; Sürekli
Devrim, Stalin Grubunun Hatası, Rus Devrimi Tarihi, Çin Devriminin
Sorunları, Hayatım gibi kitaplar yazdı. 1933'te Fransa'ya, sonra Norveç
Oslo'ya geçti. 1937'de Meksika’da Mexico City'ye yerleşti. Uluslararası
Sosyalist Devrim için mücadelesini bu merkezden ölene kadar sürdürdü. 1940'ta bir İspanyol komünisti olan Ramon Mercader tarafından başına kazmayla vurularak öldürüldü.

“New York Entelektüelleri ve Troçkizm”
Troçkizm,
Stalin ile mücadelesi nedeniyle 1929 tarihinde Stalin tarafından Sovyet
vatandaşlığından atılan ve sürgüne gönderilen, Leon Troçki tarafından geliştirilen Marksist teoriye verilen isimdi.

Troçki’nin
Stalin'den ayrılan yönü, sosyalizmin tek ülkede kurulabileceği
düşüncesine katılmaması, sadece dünya çapında bir devrimin başarılı
olabileceğini düşünmesiydi.

Troçki’nin
fikirleri ile Sovyetlerdeki bölünmeyi fırsat bilen ABD ve İngiliz
istihbarat servisleri bu olguyu başarılı bir şekilde Sovyetler aleyhine
kullandı, Troçkist çevrelerden entelektüelleri "komünizmle yarışabilecek
bir ideoloji imal etmek" üzere kendi saflarına devşirdiler.
New York Entelektüelleri olarak adlandırılan grup, başlarında Marksist felsefeci Sidney Hook, Kültürel Soğuk Savaş'ın ileri cephe ajanlarına dönüşerek, CIA'in planladığı görevleri tutkulu biçimde ve başarıyla yerine getirdiler. Marksist Sidney Hook, 1938 yılında kurulan Amerikan İşci Partisi içindeki Troçkistler klanına katıldı ve Troçki’nin masumiyetini kanıtlamak amacıyla “Moskova Duruşmalarının Gerçek Yüzü Hakkında Soruşturma Komisyonu”nu örgütledi.
Şubat 1948’de, İngiltere Dış İşleri Ofisi’nin bünyesinde, Enformasyon Araştırma Departmanı (IRD)
kuruldu. Bu kuruluş, örtülü fonlarla beslenen ve komünistleri karalamak
için sahte enformasyon üretmekle görevlendirilmiş gerçek bir “Soğuk
Savaş Bakanlığı”ydı… CIA ve IRD, Troçkist militanları
“döndürmek” ve sadakatlerini garantilemek için tamamen batmak üzere olan
bazı radikal dergileri “kurtarmak” amacıyla bunlara gizli ödeneklerden
para sağladı, ayrıca birkaç antikomünist dergi daha çıkarmaya yöneldi.
Amaç Batı Avrupa’da Moskova'ya karşı bir “psikolojik savaş” cephesi yaratmaktı.

İngiliz Kızıl Bayrak Birliği
New York Entelektüelleri’ne paralel faaliyet yürüten İngiltere merkezli TroçkistKızıl Bayrak” Birliği, İngiltere ve Avrupa’da etkindi. Marksist Kızıl Bayrak Birliğinin 238 Edgware Road Londra adresindeki merkezinin yöneticisi olan Charles Sumner, 1910 yılında ABD Massachusetts, Boston’da doğmuş, Boston, Oxford’da bir Hıristiyan kilisesinde özel eğitim almıştı. Türkçe, Yunanca, Almanca, Fransızca ve Latin dillerini biliyordu. (Yandaki resimler, üzerlerine tıklayarak büyültülebilirler.)
Fotoğrafı
ve evveliyatı hakkında herhangi bilgi olmayan ABD doğumlu İngiliz
Charles Sumner hakkında ‘İngiltere’deki Troçkizm’in Tarihi’ belgesinde,
ismi belirsiz babasının ABD'li şair-gazeteci-komünist John Reed’i, annesinin ise Troçki’yi tanıdığı belirtiliyor.
Bu örgütte önemli görevler alan ve 1937 ila 1940 yılları arasında “İngiliz Trocki’yi Savunma Komitesi Sekreterliği” pozisyonunda da bulunan Charles Sumner 1940’da İstanbul’a geldi ve İstanbul Robert Kolej’de Profesör olarak çalışmaya başladı. 35 yıl Amerikan Robert Koleji’de (sonra Boğaziçi Üniversitesi oldu) Humanities (Temel Bilimler) profesörü olarak görev yaptı.
O, aslında yukarıda Engin Ardıç’ın Sola kitakse isimli yazısında bahsi geçen Profesör Hilary Sumner-Boyd’du. O, Pınar Kür’ün de rol aldığı “RC Players”ın (Robert Koleji Tiyatro Oyuncuları) hocası, danışmanı, Hilary Sumner-Boyd’du...
Yandaki İngilizce metinde görüleceği gibi “Charles Sumner” onun Kızıl Bayrak Birliği’ndeki takma adıydı. Zaman zaman A. Boyd takma ismini de kullanmıştı.
Pınar Kür onun için şöyle diyor: “Boyd
oyunlardan sonra evinde parti verirdi. Kaç kişi davet edilmek isterdi
ama o sadece tiyatrocuları çağırırdı. Büyük prestijdi Boyd’un
partilerine gitmek. Çok eğlenirdik, içki içerdik. Evi kampüsteydi, şimdi
ne oldu o evler bilmiyorum”.

Hilary Sumner-Boyd, 35 yıl Robert Kolej’de görev yaptıktan sonra 06 Eylül 1976 tarihinde İstanbul’da öldü ve Feriköy’deki Protestan Mezarlığına gömüldü...
Profesör
Hilary Sumner-Boyd'un 1972 yılında Amerikalı John Freeley ile birlikte
yayınladığı “Strolling Through Istanbul" isimli bir kitabı da var.
Kitap, istihbarattaki tabiri ile “mükemmel bir şehir etüdü.” Hilary'nin
kitap ortağı John Freeley, daha önce de belirttiğim gibi, 17 yaşında
iken ABD Deniz Kuvvetlerine katılmış bir komando subayı.
2.nci Dünya Harbi sırasında Burma ve Çin'de
görev yapmış. NewYork Üniversitesinde Fizik dalında doktora aldıktan
sonra, 1960'da Oxford'da "İlim Tarihi" üzerinde araştırmalarda bulunmuş.
Aynı yıl İstanbul Robert Kolej'de "fizik" öğretmenliğine başlamış ve 1993'e kadar İstanbul'da yaşamış. İleride Hilary Sumner-Boyd’a tekrar değineceğiz.

NATO Doğdu
09 Nisan 1949'da Washington Antlaşması ile kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü "NATO" bir kolektif savunma örgütü olarak bilinmektedir.
07 Mart 1954 günü Milliyet gazetesi “NATO’nun kızı oldu” başlığıyla çıktı.

NATO’nun Kuzey Avrupa Hava Kuvvetleri Karargahında görevli genç Türk
Hava Yüzbaşı’nın eşi Napoli’deki NATO Hastanesinde doğum yapmış ve bir
kızları olmuştu.
NATO’da bulunmanın heyecanını yaşayan aile kızlarına “NATO
ismini koymuştu. Şimdilik, sonranın tanınmış askerinin ve kızının
kimliğini açıklamayacak sizi bir parça merakta bırakacağız...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://islami.webyardim.org
 
Adalete Sesleniş
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
İslami Bilgiler Paylaşım Sitesi :: İSTİHBARAT(WORDPRESS) :: BİLGİLER-
Buraya geçin: