İslami Bilgiler Paylaşım Sitesi

http://islami.webyardim.org
 
AnasayfaKapıTakvimKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Artık Terörle Yaşayacağız

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
usok22
kurucu
avatar

Mesaj Sayısı : 8175
Kayıt tarihi : 22/05/10
Yaş : 30
Nerden : Bursa

MesajKonu: Artık Terörle Yaşayacağız   Paz Ocak 22, 2012 10:08 am

20 Kasım 2003’de HSBC bankasında patlama olduğunda bir hayli yakında, Levent’te bir dostumun bürosundaydık.

Patlamayla
birlikte, bulunduğumuz binadaki camların zıngırdamasını ve hava
boşluğunun yarattığı hışırtılı sesi duyar duymaz, hepbirlikte “eyvah,
yine bir yeri bombaladılar” sözleri ağzımızdan döküldü.

Derken
sarı-gri karışımı büyükçe bir duman bulutunun genişleyerek gökyüzüne
doğru yükseldiğini gördük. Biraz sonra da daha uzaktan gelen ve
istikametini tayin edemediğimiz ikinci bir patlama.

Türk haber
kanalları hakikaten şayan-ı takdir. Bir kaç dakika sonra NTV patlamalar
hakkında gittikçe artan detaylarla bilgi vermeye başlamıştı bile...

Sonrasını hepiniz biliyorsunuz. İnsanın içini ürperten görüntüler, sönen ocaklar, şaşkınlık, korku ve öfke...

Saptırılmış
dini inançlardan kaynaklanan ve dini gerilimlerle beslenen kin ve
nefret neticesinde, aynı toplumda yaşıyan kendi insanlarımızın bize
verdiği inanılmaz zarar...

Gözcülük yapan pişmanmış da pişmanlık yasasından faydalanacakmış. Bunları affede ede bu günlere gelmedik mi?

Artık terörle yaşayacağız. Bu bir gerçek...

Dünya artık gittikçe artacak olan bir terör olgusuyla yaşamaya alışacak.

Ne zamana kadar mı?

Ekonomik sıkıntı ve zaruret içinde, yaşama ümidini kaybetmiş insanlar farkedilip bir tedbir alınana kadar;

Bütün insanların aynı allahın kulu olduğunu idrak edip, dinler adına, allah adına insan öldürülmeyinceye kadar;

Mukaddes
kitapları doğru yorumlayıp, onların şiddet değil, insanlığın iyiliği,
düzeni ve saadeti için var olduğuna inanıncaya kadar;

Bütün dinlerde aydın din adamlarının sözleri, bağnaz dincilerden daha fazla dinlenmeye başlayana kadar;

Belli
siyasi ve ekonomik ideolojileri savunanların, bağımsızlık mücadelesi
veren ve haksızlığa uğrayan toplulukların, seslerini duyurmak için masum
insanları katletme alışkanlığından kurtulmasına kadar;

Bütün dünya devletlerince müşterek bir terör tarifi üzerinde uzlaşana kadar;

Kendimize
yapıldığında şiddetle kınadığımız terörü, başka ülkelerin istikrarını
bozmak için kullanmaktan vazgeçtiğimiz zamana kadar...

Göstergeler
artık klasik savaşın geçerliliğini kaybettiğini ve yerini terörizmin
alacağını göstermektedir. Önümüzdeki uzun bir dönem, dünya terörle
yaşayacaktır.

Terörizm sadece teröristlerin başvurduğu bir
yöntem olmayıp, hasım ülkelerin de zarar vermek, zayıf düşürmek,
istikrarsızlık yaratmak için başvurdukları bir vasıtadır. Nedeni,
maliyetinin ucuz, riskinin az olmasıdır.

Terör vasıtasıyla çok
düşük bir maliyetle bir ülkeyi trilyonlarca liralık zarara sokmak,
değerli insan gücünü yok etmek, yaşıyanları tedirgin, yönetenleri başka
bir şey düşünemez, hizmet veremez hale getirmek ve bu surettle o ülkenin
istikrarını ve güvenliğini tehlikeye sokmak kabildir. Hem de, olayın
arkasında kimin olduğunu gizlemek, tahmin edilse bile ispatını
imkansızlaştırmak da mümkündür. Böyle sinsi ve etkili bir araç varken
savaşa, pahalı yollara, açık döğüşmeye gerek var mı?

Bundan sonra
dozu gittikçe artacak ve kitlesel imha silahlarını kullanmaya da
yönelecek olan terör örgütlerine karşı hazırlıklı olmalı, terörün
etkisinden en az zararla kurtulabilmek için bu konudaki mücadele
yöntemlerini geliştirmeliyiz.

Terörle mücadelede en önemli faktör
terör olaylarının olmadan önce haber alınarak önlenmesidir. Yani
kuvvetli bir istihbarat faaliyetidir.

Ülkemizde istihbaratla
sorumlu birimlerin her biri emsalleri arasında yabana atılmayacak
derecede başarılı kuruluşlardır. Buna rağmen iki önemli zaafiyet bizi
çoğu kez başarısız durumda bırakır.

- Önemli bir olay
olmadan önce atalet içinde oluruz. Çalışmalarımızda sistem ve devamlılık
yoktur. Olayların vuku buluşundan sonra son derecede başarılı ve
süratli çalışmalar yaparız. Olayların sıcaklığı bitince, bir müddet
sonra yine aynı sistemsizlik ve atalet uykusuna dalarız.

-
Özellikle istihbarat alanındaki en büyük zaafiyet koordinasyon
eksikliğidir. Yani çeşitli kuruluşlardaki bilgilerin birleştirilmesi,
kaynaştırılması işleminde büyük bir boşluk vardır.

Biz geçmiş
yıllarda MİT'te, Türkiye’nin teröre en çok muhatap olan ülkelerden biri
olduğunu ve ulusal ve uluslararası terör olaylarının gittikçe artacağını
dikkate alarak, gelişmiş ülkelerdeki terörle mücadele birimlerini
araştırdık.

Gördük ki bizdeki sorunları onlar da yaşamış ve bu
zaafları berteraf etmek için terör, kaçakçılık gibi önemli faaliyetlerle
mücadele için "füzyon merkezleri" yani birleştirme, kaynaştırma
merkezleri kurmuşlar ve aynı amaçlı çeşitli birimlerin katılımıyla,
belli bir sistem içinde çalışan bu merkezler, mücadeleye önemli katkı da
sağlamış.

Araştırma sırasında örnek aldığımız kuruluşlardan biri CIA'nın kısaca CTC adıyla anılan Kontr Terörist Merkeziydi.

CTC,
terör olaylarında artış gözlenmesi üzerine 1986’da Başkan Reagan’ın
emri ile kurulmuştu. Karargahında 200'ün üstünde personel çalıştıran
CTC'nin bünyesinde 12 kurum ve kuruluşa mensup 18 temsilci
yeralmaktaydı. Bu temsilcilerden asker olanlar genellikle Albay
seviyesinde, bir telefonla kendi karargahlarındaki işleri
halledebilecek, bilgi alabilecek kimselerdi. Sivil kuruluşların
temsilcileri de muadil seviyedeydi.

CTC, ABD'nin terörle
mücadelesinde ulusal siyasetinin oluşturulmasında istişari ve uygulayıcı
bir organ rolü oynuyordu. Şematik olarak CIA İstihbarat Yardımcılığı
kuruluşunda bulunmakla birlikte, normal hiyerarşik yapının dışında bir
çalışma düzeni vardı. CTC'nin şefi, terörizm konusunda ABD Milli
Güvenlik Konseyi’nin politika üretmekle sorumlu alt biriminin üyesi ve
33 Federal kurum ve kuruluşun kıdemli koordinatörü durumundaydı. ABD
Başkanı, Başkan Yardımcısı ve CIA Başkanına doğrudan muhatap
olabilmekte, ABD üst düzey yöneticilerine terörle mücadele konusunda
danışmanlık yapmaktaydı.

Neticede, 1996 yılı başında, ülkemizin
terörle mücadelede karşılaştığı en önemli sorunun, “İlgili makamlar
arasındaki koordinasyonun sağlanması” ve “İstihbaratın icraata
döndürülmesi” işlemleri olduğunu ve Mill İstihbarat Teşkilatı'nın
kanunen devlet çapında istihbaratla sorumlu bulunduğunu dikkate alarak,
MİT’te, kendi milli ihtiyaçlarımıza uygun yapıdaki bir "füzyon" merkezi
olan Kontr Terör Merkezini (KTM) kurduk.

KTM'nin amacı,
terörizm’le mücadelede görevli tüm kuruluşların gayretlerinin bir
merkezde toplanması, birleştirilmesi, koordine edilmesi, kurumlar arası
kopuklukların önlenmesi, dublikasyonlara, yetki çatışmalarına, lüzumsuz
rekabete, kaynak ve bilgi israfına mani olunması, gayret ve güçbirliği
sağlanması, İstihbaratın süratle icraata döndürülmesi, terörle
mücadelede, etkili ve kalıcı bir platformunun yaratılmasıydı.

Bu
ünite, terörle mücadelede en küçük ayrıntıların son derece önemli
olduğunu dikkate alacak, gelişmiş tekniklerden ve bilgisayardan azami
faydalanılacak ve bu şekilde bilgi kaybınının en az düzeye
indirilmesine, değerlendirmelerin daha süratli ve bilimsel bir şekilde
yapılmasını sağlayacak, 24 saat esasına göre faaliyet yürütecek,
modern, süratli, güvenli ve alternatifli bir haberleşme ağı ile
donatılacaktı.

Zamanın
müsteşarı bu merkeze büyük önem verdi ve destekledi. KTM'ye bazıları
birkaç lisan bilir, yetenekli genç memurlar verildi, merkezin bilgisayar
ve ihtiyaç duyulan diğer teknik malzeme ile donatılmasına özen
gösterildi.

KTM'nin alt yapısı, önemli terör olaylarında
“Devlet Çapında Kriz Yönetim Merkezi” şeklinde kullanılmaya imkan
verecek şekilde planlandı.



Yurtiçi
ve yurtdışında, teröre maruz bölgelerde görev yapacak MİT ve diğer
kurumların personeli ile terör krizlerinde ve karşı terör
operasyonlarında aktif olarak kullanılacak personelin çeşitli düzeylerde
eğitilmesi için 500 hektarlık bir alana "Kontr Terör Eğitim Tesisleri"
kuruldu. Burada eğitim görecekler için modern dershaneler, 2 kişilik
yatakhaneler, atış poligonları, tahrip eğitim alanları, engelli
parkurlar, su üstü-su altı eğitim alanları, yakın boğuşma eğitim
alanları, köpek eğitim alanları, özel otomobil kullanma ve kaçıp
kurtulma eğitim alanları, rehine kurtarma harekatı eğitim alanları gibi
her türlü eğitim imkanı tesis edildi.

KTM, bir yandan ana misyonu doğrultusunda gelişirken, diğer yandan birçok zor faaliyeti başarı ile yürüttü.

Avrasya
Feribotu'nun kaçırılması olayında güvenlik güçleri, geminin karadan
takibi sırasında, kırsal alanda telsizler ve cep telefonları ile kendi
aralarında ve merkezleri ile konuşamamışlar, haberleşmek için MİT'in
uydu telefonlarından faydalanmışlardı. KTM bu tip olaylarda
haberleşmenin önemini dikkate alarak, her türlü şartta karargahı ile
haberleşebilecek, resim ve görüntü gönderebilecek techizatla donatılmış
arazi araçları temin etti.

Ancak KTM, hiç bir zaman ana amacı
olan, 'terörle doğrudan mücadelede görevli çeşitli kuruluşların
temsilcilerini de bünyesinde barındıran' bir "füzyon" merkezi olma
niteliğine kavuşamadı.

Neden mi?

Zira müsteşar değişti ve
hali hazırdaki MİT Müsteşarı "Kontr Terör Merkezinin lafını bile duymak
istemiyorum" diyerek, binbir emek ve büyük paralar sarfedilerek kurulan
KTM'yi kapattı, personelini çeşitli yerlere dağıttı. Genç ve yetenikli
personelin bir çoğu ümitsizliğe düşüp teşkilattan ayrıldılar.

Evet, artık terörle yaşayacağız.

Şimdi bu tip "kaynaştırma" merkezlerinin tesisine çok daha fazla ihtiyacımız var.


Hem de yaz-boz tahtası olmayacak bir biçimde ve köklü şekilde....

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://islami.webyardim.org
 
Artık Terörle Yaşayacağız
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» !---Derdow---!

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
İslami Bilgiler Paylaşım Sitesi :: İSTİHBARAT(WORDPRESS) :: BİLGİLER-
Buraya geçin: